| Proletarya? |
|
|
Bir militan: Zafer işçi sınıfının olacak!
Hayatı üretim dolayımı yoluyla açıklamanın verdiği dayanılmaz hafiflik ile yaşamsal etkinliği çalışmak üzerinden kurarak yaşamı tahakküme kurban eden, sömüren bu emek-değer anlayışı bir karabasan gibi özgürlükçü praksisin üzerine oturtulmuştur.
Devrimi bir üretim değişikliğine indirgeme hezeyanının getirmiş olduğu çalışmanın kutsallığına varan hayatı bir ekonomik ilişkiler kategorizasyonu olarak gören komünist yaklaşımların devrim anlayışı da yaşamsal etkinliğini çalışma yoluyla gerçekleştirebilmesinin dayatımı olan kapitalizm ilişkisi üzerinden bozguna uğratmadan alarak bir sözde özgürlük perspektifi çizer. Bu perspektif özgürlüğün proletaryal duruma maruz kalanların birleşmesiyle onlar tarafından vuku buldurulacağını söyler.
Sorunsal yaşamın üretim-tüketim kıskacından çıkarılması ve yaşamsal etkinliğin buna indirgenmesinin deşifresiyle ortadan kaldırılmasını edimleştirmek olarak ortaya konmalıdır.
"Özgürlüğün proletaryanın ellerinden yükselmesi" gibi özgürleşimi olumsuzlayıcı ve dıştalayıcı kurgular yabancılaşma göstergeleridir. Proletarya, 'iş' kurgusuna köle kılınmış bir zeminin çileci idealidir. İnsanın kişi olarak değil de “sınıf” olarak kurulmuş olduğu tüm ilişkiler öyle ya da böyle “sınıf” tahakkümünü gözetir ve sınıf olarak kurulmuş hiçbir ilişki sınıfları yok-etmekten bahsedemez. Tahakküm ilişkilerinin ürünü olan hiçbir sınıf, sınıf olarak özgürlükçü değildir! ki özgürlük bir “sınıf” özelinde gözetilemez. Özgürlük hiyerarşik kastların yok edilerek kişiler olarak yaşanacağı bir düzlemdir. Toplum/sınıf olarak birey gibi sürü mantığı, ‘kişi olarak birarada-yaşam özelinde/anlamında birlik’ anlayışını bozguna uğrattığı sürece özgürlük, tahakküm tarafından yok-edilmeye devam edecektir.
Özgürlük herhangi bir katmanın tek-elinde değildir; böyle bir şey özgürlük de değildir. Tahakküm ilişkilerini ortadan kaldırmak isteyen her birey kendi özgürleşme alanını yaratmalıdır. Bir kimse bir kimseyi özgürleştirebilir mi, özgürlük dışarıdan verilen bir durum olabilir mi yoksa bizzat özgürleşme istenci/seçimi yoluyla yaşanarak mı elde edilir? Özgürleşim tahakküm ilişkilerinin içkin olarak yok-edilmesidir. Tahakküm tüm canlıların sorunudur.
Sinan Praksis |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
