| İktidar ve Direniş B-ağı |
|
|
Kudret akışı ve otorite kesişimi sorunsalında çoğul tahakküm-noktalar durumunun imlenmesi…
Burada esas nokta sürecin “tahakküm ağı” üzerinde vücut bulması. Bu anlamda kudretin olumlu ya da olumsuzluğunun ağdaki konumundan anlamlandırılabileceği söylenebilir.
Ağ (burada tahakküm ağı anlamında) ne iktidara ne otoriteye ne de hiyerarşiye indirgenebilir. Ne de tahakküm ağı üzerindeki kendi konumlanışları, diğer(ler)ine indirgenebilir. Burada önemli olan bu ağda kesişen noktaların çözümlenmesi ve yok edilmesidir.
Bu anlayışla iktidar kavramı ne bir bütün olarak bireyin kendi konumunun etkinliğinin imine (kudret) ne de otorite ve örgütlenmesi (hiyerarşi) durumuna indirgenebilir ve bu sürecin çözümlenmesinde bir merkez odağın olmadığına dair fikir verir.
Tahakküm-noktaların konumu bu ağda her an ve her yerde olabilir. Tahakküm ağındaki akış'da noktalar kendi konumunun merkezi konumuna bürünürler. Bir nokta ağın tüm konumunu kapsamaz.
Kudret akışının devinimi önünde vücut bulan noktaların ortadan kaldırılmasıyla da ağın tahakküm ağı olmasından çıkarılması söz konusu olur. Yani kudret, uzamlarda otorite, hiyerarşi kesişimlerinin olmadığı bir ağ'da akmış olur. Dolayısıyla ağ hem olumlu hem olumsuz süreci bünyesinde barındırabilir. Önemli olan konumlanışın tahakküm-noktalar kesişimlerinden geçmemesi, buna izin verilmemesidir.
Tahakküm ağı devinimindeki akışla , olumlu akış yani kudret akışı (tahakkümsüz ağ) ilişkiselliğinde ki ağ'da kesişimler durumu vardır ; belirleyici olan ve çözümlenmesi gereken de bu süreçtir.
Burada "ağ" bir kurucu merkez değil kurulan momentlerin birarada-işleyiş sürecidir.
Tahakkümsüz ağ ve de tahakkümlü ağ durumu;
"ağ"daki sürecin ilişkiselliğinin işlevine göre konum alan bir geçişin dile gelmesidir.
Bu anlamda "ağ" kudret, otorite, hiyerarşi ilişkiselliğinin akış/işlev an(lar)ına gönderme yapar. İktidar da bu bağlamda anlam kazanır. Yani bir dışarısı değildir; sürecin izleğindeki an(lar)ın imlenmesi...
"Tahakküm ağı" noktaların bir tanrısı olarak ele alınamaz, buna indirgenemez. "Tahakküm ağı" sadece bu noktaların varlığını barındırma babında anlam kazanmıştır.
"Ağ"ın bir etkisi yoktur, tek başına bir anlam da ifade etmez ve ne kendisine ne de uzamındaki konumlanmalara indirgenemez bir ilişkiler imidir.
"Ağ"daki ilişkiler kudretin akış alanındaki kesişmelerin yahut kesişmelerin yok edilmiş akışının sürecini ima eder... Bu anlamda "ağın" tahakkümlü ağ mı yoksa tahakkümsüz bir ağ mı olduğu bildirilebilir.
Ki tüm bu ilişkisellik bir içkinlik durumunu; konumlara karşı, karşı-konumlanışa geçmekle yani noktaları yok etmekle de bir içkin-dışsallık durumunu imler.
Sinan Praksis Bireylikler 21 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
