ahrika Yazdır

göbek bağını düğümlemeye kalkıyor anne
dünyanın bütün endişelerini
farkedip pişmanlığın gecine oynanan bir mektup
içine salıyor açlık kıtasını

 

gözlerinden gülen o sümüklü çocuklar
nerede olduğu bilinen ama görünmesi
büründürülmüş uzaklığın

 

iliklerinin çekildiğini hatırlıyorum
el sallamaları  alabilir misin
anne

 

sesimi duyuyor musun

 

ben onlardan sadece biriyim
bir bütünün parçaları falan da değiliz
hiç birlikte badem araklamadık ağaçlardan izinsiz
ama paylaşmaya gelince koşulsuz bir başkaldırış
her sömürüde ortaktık acıların ilmil ilmik üzerimize geldiği
aynı rüyalarda koşuyorduk arkamıza bakmadan ve dönmenin ihtimaline tükürerek
sekiz ceddimiz kan kokuyordu yılmıyorduk
uzandıkça eller uzuyordu uzanmak ve gölgesine basarak karalar çaresiz
pis kokuyorduk bütün silinmiş kirlerin üzerinde salıncak sarkıyorduk
bilmiyorduk inan hala bilmiyoruz bir şeylerin değişeceğinin tam tersi olduğunu
bir şeyler ufka dönük hissediyor musun

 

senin yüzün hiç solmasın istiyorum
badem tadında yağmur anamsın sen evet piç bırakılmışsın ama
kanayan yanımın tek sihrisin
senin ellerinden yükselirken adımlarımızın ötesine
geride bıraktığımızın kabus olduğunu farkedeceğimizin sonu bugünden çözülecek
sesleri geliyor duyumuyor musun seni çağırıyorlar ınga sesleriyle
düşlerini istiyorlar vereceksin değil mi

 

silahlar kendilerine dönüyor patlayan ellerinde
boyaları yetmez badegök yüzünün maviye çalan neşeli katmosferini bozmaya
kayıyor işte önümüzden iç çekimi nedeni sevincimizin
yıkamazlar gücü yeter mi sanıyorsun düşmeleri dönen dünyamıza
sana söz veriyorum
göz yaşların yeşertecek

 

gidişli dönüşsüz ufukluğun yarım kalmış micazından aşağıya sarkmak bedeni
öylesine tersyüz kana susamış falan değil yanlış anlayacak durumda değiliz
durmuyorlar yerlerinin gidişatı arkamızda durmasa bile bizden
ama susmayı beceremeyiz bilirsin düş düşecek yer yüzü ya da gök farketmez
katran katran aşkta yoğrulacağız bağıracağız ağız ağız gülyüzleri dökülecek
yanan haritalardan...

 

üzerlerine bir bardak soğuk su içecekler ki dayanamayacak
kaçacak yanacaklar kül olamayacak kadar farkındasızlar evet
gökkuşağı çiçekleri çizecek güzel kadınlarının göbekleri üzerinde dudak izleriyle oynaşmalı erkekler
anlıyorsun...

 

Sinan Praksis

Bireylikler 18

 
< Önceki   Sonraki >